10. Sınıf İngilizce 2. Ünite Kelimeleri ve Anlamları Plans MEB Yayınları

10. Sınıf İngilizce 2. Ünite Kelimeleri ve Anlamları Plans MEB Yayınları. 10. sınıf İngilizce ders kitabı MEB Yayıcılık 2. ünite Plans ünitesinde geçem ingilizce kelimelerin Türkçe anlamlarını ve çevirilerini aşağıdaki bölümde okuyabilirsiniz.

10. Sınıf İngilizce 2. Ünite Kelimeleri ve Anlamları Plans MEB Yayınları

MEB Yayınları İngilizce ders kitabı 2. ünite kelimeleri ve anlamları

İngilizce Ders Kitabının Arkasındaki 2. Ünite Kelimeleri ve Anlamları

  • apart from -dışında
  • arrangement-düzenleme
  • aviation-havacılık
  • book-rezervasyon yapmak
  • by mistake-yanlışlıkla
  • by the way-bu arada
  • consider-düşünmek
  • coolheaded-soğukkanlı
  • decision-karar
  • destination-hedef
  • direction-yön
  • emotion-duygu
  • explore-keşfetmek
  • get rid of-kurtulmak
  • go down-inmek
  • intention-niyet
  • location-yer
  • make arrangement-düzenleme yapmak
  • memory-hafıza
  • promise-söz vermek
  • reach a decision-bir karara varmak
  • refreshment-serinletme, canlanma
  • relation-ilişki
  • rip-sökmek, yırtmak
  • satisfy-tatmin etmek
  • sensible-mantıklı
  • sequencer-sıralayıcı
  • unexpected-beklenmedik
  • unplanned-plansız
  • well-organized-iyi organize edilmiş

2. ÜNİTE İLE İLGİLİ İLAVE KELİMELER

  • birthday party : doğumgünü partisi
  • wedding ceremony : düğün
  • graduation ceremony : mezuniyet töreni
  • candle : mum
  • balloon : balon
  • decoration : dekorasyon
  • gift : hediye
  • clown : palyaço
  • game : oyun
  • cake : pasta
  • cookies : kurabiyeler
  • drinks : içecekler
  • prepare a celebration : kutlama hazırlamak
  • ring : yüzük
  • earring : küpe
  • dress : elbise
  • tie : kravat
  • that’s right : doğru
  • that’s a great idea : Harika fikir
  • You’re right : Haklısın.
  • that sonds fantastic : kulağa muhteşem geliyor.
  • have a party : parti vermek
  • Why not? : Neden olmasın?
  • invite : davet etmek
  • a pair of … : bir çift ….
  • silver : gümüş
  • free : boş
  • fancy : sevmek, hoşlanmak
  • What a shame : Yazıklar olsun, ayıp sana
  • anyway : herneyse
  • maybe next time : belki başka zaman
  • take care : kendine iyi bak
  • actually : aslında
  • to be busy : meşgul olmak
  • buy ticket : bilet almak
  • hurry up : acele et
  • catch : yakalamak
  • I’m sure : eminim
  • be successful : başarılı olmak
  • be rich : zengin olmak
  • look for : aramak
  • spend : harcamak
  • work : iş
  • family : aile
  • social life : sosyal hayat
  • mess : dağınıklık, karışıklık
  • dark : karanlık
  • vending machine : otomat makinası
  • look dangerous : tehlikeli görünmek
  • alone : yalnız, tek başına
  • be careful : dikkatli ol
  • tidy : düzenlemek, toplamak
  • turn on : açmak
  • carry : taşımak
  • dirty : kirli, pis
  • be crowded : kalabalık olmak
  • cost : ücret
  • lend : ödünç vermek
  • No matter : önemi yok
  • No problem : sorun değil
  • fail : başarısızlığa uğramak
  • goal : amaç
  • wish : dilek, istek
  • turn up : açmak
  • bring : getirmek
  • daily : günlük
  • weekly : haftalık
  • monthly : aylık
  • make a list : liste yapmak
  • task : görev
  • important event : önemli olaylar
  • be useful : işe yaramak
  • make life easier : hayatı kolaylaştırmak
  • write down : kağıda dökmek
  • remember : hatırlamak
  • forget : unutmak
  • take stress away : stresten kurtulmak
  • to be organized : organize olmak
  • waste time : zamanı boşa harcamak
  • thus : böylece, böylelikle
  • spend time : zaman harcamak
  • complete a task : görev tamamlamak
  • cross out : üstünü çizmek, listeden silmek
  • feel self-confident : özgüvenli hissetmek
  • achieve goal : hedefine ulaşmak
  • all in all : sonuçta
  • planner : plancı
  • advantage : avantaj
  • things to do : yapılacak şeyler
  • finish report : raporu bitirmek
  • meet : buluşmak
  • sales manager : satış müdürü
  • lunch : öğle yemeği
  • see dentist : dişçiye gitmek
  • pick up kids : çocukları almak
  • buy groceries : bakkaliye alışverişi yapmak
  • cook dinner : akşam yemeği pişirmek
    housewife : evkadını
  • health problems : sağlık problemleri
  • to be alive : hayatta olmak
  • medicine : ilaç
  • send an e-mail : e-posta yollamak
  • be crazy about : -e deli olmak
  • train : antrenman yapmak
  • trainer : antrenör
  • natural talent : doğuştan yetenek
  • runner : koşucu
  • professional : profesyonel
  • national : ulusal
  • champion : şampiyon
  • championship : şampiyonluk
  • join : katılmak
  • represent : temsil etmek
  • take part : katılmak
  • dream : rüya
  • medal : madalya
  • be proud of : gurur duymak
  • be good at : iyi olmak
  • be hardworking : çalışkan olmak
  • sporting events : spor olayları
  • science competitions : bilim yarışmaları
  • music competitions : müzik yarışması
  • talent contests : yetenek yarışmaları
  • chess competitions : satranç yarışmaları
  • beauty contests : güzellik yarışmaları
  • education : eğitim
  • dinner party : akşam yemeği partisi
  • surprise party : sürpriz parti
  • fancy dress party : kıyafet balosu
  • housewarming party : hoşgeldin partisi
  • garden party : bahçe partisi
  • wedding anniversary : evlilik yıldönümü
  • celebration : kutlama
  • celebrate : kutlamak
  • organize party : parti organize etmek

Gizem Yayıncılık 10. sınıf İngilizce Ders Kitabı 2. Ünite Kelimeleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.