11. Sınıf İngilizce 2. Ünite Kelimeleri ve Anlamları Hobbies and Skills

11. Sınıf İngilizce 2. Ünite Kelimeleri ve Anlamları Hobbies and Skills. Sunshine English 11. sınıf kitabına ait ( Cem Web ofset) 2. ünite Hobbies and Skills kelimeleri ve Türkçe anlamlarını kısaca yazdık.

11. Sınıf İngilizce 2. Ünite Kelimeleri ve Anlamları Hobbies and Skills

İngilizce Ders Kitabının Arkasındaki 2. Ünite Kelimeleri ve Anlamları

Ders Kitabının Arkasındaki Kelimeler ve Anlamları

  • blood, sweat, and tears: (idiom) something that requires effort and- kan, ter ve gözyaşı: (deyim) emek ve emek gerektiren bir şey
  • hard work-zor iş
  • craving:(n) a powerful desire for something-özlem:(n) bir şey için güçlü bir arzu
  • encourage: (v) give support-teşvik etmek: (v) destek vermek
  • leisure time: (n) free time-boş zaman
  • participate: (v) take part-katılmak
  • satisfaction: (n) fulfillment of a person’s wishes or expectations-tatmin: (n) bir kişinin isteklerinin veya beklentilerinin yerine getirilmesi
  • satisfy: (v) meet the expectations-tatmin etmek: (v) beklentileri karşılamak
  • take up: (phr. v) start-başlamak
  • varied: different types or elements-çeşitli: farklı türler veya öğeler …

ÜNİTE İLE İLGİLİ İLAVE KELİMELER

  • acting: oyunculuk yapmak
  • archery: okçuluk
  • juggling-jonglörlük
  • ice-skating-buz pateni yapma
  • knitting-örgü örmek
  • pottery-çömlek yapma
  • model making-maket yapımı
  • climbing-dağcılık
  • trekking-doğa yürüyüşü
  • photography-fotoğrafçılık
  • playing chess-satranç oynamak
  • collecting stamps-pul koleksiyonu yapma
  • playing football-futbol oynamak
  • draw picture : resim çizmek
  • special skill : özel yetenek
  • bodyboarding: dalga sörfü
  • building model planes: maket uçak yapmak
  • car tattooing: araba boyama
  • caving: mağaracılık
  • collecting stamps: pul koleksiyonu yapmak
  • cooking: yemek pişirme
  • creating blogs: blog oluşturmak
  • dancing: dans etmek
  • drawing pictures: resim çizmek
  • environmentalism: çevrecilik
  • fixing: tamir yapmak
  • follow fashion: modayı takip etmek
  • helping other people: insanlara yardım etmek
  • helping the poor: ihtiyaç sahiplerine yardım etmek
  • highlining: ip üzerinde yürüme
  • ice climbing: buz tırmanışı
  • ice-skating: buz pateni
  • juggling: hokkabazlık
  • knitting: örgü örmek
  • knitting: örgü örmek
  • listening to music: müzik dinlemek
  • making puzzles: yapboz yapmak
  • meeting new people: yeni insanlarla tanışmak
  • model making: maket yapımı
  • motor racing: motor yarışı
  • mountain-climbing: dağa tırmanma
  • painting: resim yapmak
  • parachute jump: paraşütle atlamak
  • parkour: parkur sporu
  • photography: fotoğrafçılık
  • photography: fotoğrafçılık
  • playing chess: satranç oynamak
  • playing football: futbol oynamak
  • playing golf: golf oynamak
  • playing tennis: tenis oynamak
  • playing the drums: bateri çalmak
  • playing the guitar: gitar çalmak
  • playing the piano: piyano çalmak
  • playing the violin: keman çalmak
  • pottery: çömlekçilik
  • rafting: rafting
  • scuba diving: tüplü dalış
  • spending time with friends: arkadaşlarıyla zaman geçirmek
  • surfing: sörf yapmak
  • swimming: yüzme
  • travelling: seyahat etmek
  • trekking: doğa yürüyüşü
  • turkish calligraphy: hat sanatı
  • watching cartoons: çizgi film izlemek
  • watching movies: film izlemek
  • watching TV: televizyon izlemek
  • wingsuiting: kanatlı elbise uçuşu
  • writing computer programmes: bilgisayar programları yazmak
  • writing lyrics: şarkı sözü yazmak
  • writing poems: şiir yazmak
  • alone: yalnız
  • cheerful: neşeli
  • dangerous: tehlikeli
  • disappointed: hayal kırıklığına uğramış
  • dull: sıkıcı
  • fortunate/lucky: şanslı
  • gifted: yetenekli
  • glamorous: göz alıcı
  • half-heartedly: gönülsüzce
  • happy: mutlu
  • jazzy: parlak
  • miserable: çok mutsuz
  • protective: koruyucu
  • relaxing: rahatlatıcı
  • reluctant: isteksiz
  • risky: riskli
  • safe: güvenli
  • toneless: cansız, renksiz
  • unique: eşsiz
  • unlucky: şanssız
  • unwilling: isteksiz
  • achievement: başarı
  • adrenalin seeker: adrenalin tutkunu
  • afford: parası yetmek
  • animal rights: hayvan hakları
  • attend: katılmak
  • be crazy about: -e bayılmak
  • be gifted in: kabiliyetli olmak
  • be good at: bir şeyde iyi olmak
  • be very into: düşkün olmak
  • benefit: fayda, yarar
  • can’t stand: katlanamamak
  • care about: önemsemek
  • celebrity: ünlü kişi
  • childhood: çocukluk
  • comment: yorum
  • cost money: maliyeti olmak
  • craving: tutku, arzu
  • decide: karar vermek
  • dislike: sevmemek
  • education: eğitim
  • encourage: desteklemek
  • enjoy: sevmek
  • experience: deneyim
  • extreme sports: tehlikeli sporlar
  • fashionable: modaya uygun
  • feel relaxed: rahat hissetmek
  • first-aid kit: ilk yardım çantası
  • fond of: düşkün olmak
  • habit: alışkanlık
  • hate: nefret etmek
  • injury: sakatlık
  • interacting: birbirini etkileme
  • irritate: rahatsız olmak
  • keen on: düşkün olmak
  • leisure time: boş zaman
  • make money: para kazanmak
  • participate: yer almak
  • pay money: para ödemek
  • prefer: tercih etmek
  • prevent: önlemek
  • promise: söz vermek
  • relatives: akrabalar
  • satisfaction: memnuniyet, tatmin
  • satisfy: memnun etmek
  • special skills: özel yetenekler
  • take up: yapmaya başlamak
  • talent show: yetenek yarışması
  • tendency: eğilim
  • varied: türlü, çeşitli
  • want to: istemek
  • warn: uyarmak
  • waste of time: zaman kaybı
  • would rather: tercih etmek
  • take up a new hobby : yeni bir hobi edinmek
  • mentally : zihinsel olarak
  • compensate : telafi etmek
  • participate : katılmak
  • keep on : devam etmek
  • heritage : miras

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.