9. Sınıf İngilizce Ders Kitabı WAYMARK Sayfa 175 Cevapları ve Türkçe Çevirileri

9. Sınıf İngilizce Ders Kitabı WAYMARK Sayfa 175 Cevapları ve Türkçe Çevirileri. Tema 3 İngilizce kelimeleri ve Türkçe anlamları

9. Sınıf İngilizce Ders Kitabı WAYMARK Sayfa 175 Cevapları ve Türkçe Çevirileri

Diğer Sayfaların Cevaplarını Gör ; 9. Sınıf İngilizce Ders Kitabı Waymark Cevapları

THEME 3 PERSONAL LIFE: PHYSICAL APPEARANCE & PERSONALITY
TEMA 3 KELİMELERİ VE ANLAMLARI

  • attractive (adj) beautiful or pleasant to look at–çekici (sıfat) güzel veya bakması hoş
  • blond(e) (adj) (of hair) pale gold in colour–sarışın (sıfat) (saç için) soluk altın rengi
  • brave (adj) not afraid of dangerous or difficult situations–cesur (sıfat) tehlikeli veya zor durumlardan korkmayan
  • calm (adj) relaxed and not worried or frightened–sakin (sıfat) rahat ve endişeli veya korkmuş olmayan
  • careless (adj) not giving enough attention to what you are doing–dikkatsiz (sıfat) yaptığı işe yeterince dikkat etmeyen
  • cheerful (adj) full of good spirits; happy–neşeli (sıfat) iyi ruhlu; mutlu
  • clever (adj) able to learn and understand things easily–zeki (sıfat) şeyleri kolayca öğrenip anlayabilen
  • confident (adj) certain about your ability to do things well–kendine güvenen (sıfat) işleri iyi yapabileceğinden emin
  • curly (adj) that goes around in small circles–kıvırcık (sıfat) küçük daireler çizen
  • dark (adj) having black or brown hair or brown skin–esmer (sıfat) siyah veya kahverengi saçlı veya esmer tenli
    elderly (adj) old in age–yaşlı (sıfat) yaşlı
  • fair (adj) pale or light in colour–adil (sıfat) soluk veya açık renkli
  • forgetful (adj) often not able to remember things–unutkan (sıfat) genellikle bir şeyleri hatırlayamayan
  • generous (adj) often giving people money or presents–cömert (sıfat) insanlara sık sık para veya hediye veren
  • gentle (adj) soft in the way someone acts–nazik (sıfat) birinin davranışlarında yumuşak olan
  • good-looking (adj) nice to look at–yakışıklı (sıfat) bakması hoş olan
  • handsome (adj) good-looking in a strong or nice way, especially for a man–yakışıklı (sıfat) özellikle bir erkek için güçlü veya hoş bir şekilde yakışıklı olan
  • headscarf (n) the head covering that some Muslim women wear–başörtüsü (isim) bazı Müslüman kadınların taktığı baş örtüsü
  • honest (adj) always telling the truth, and never stealing or cheating–dürüst (sıfat) her zaman doğruyu söyleyen ve asla çalmayan veya aldatmayan
  • kind (adj) caring about or wanting to help others–nazik (sıfat) başkalarını önemseyen veya onlara yardım etmek isteyen
  • look (like) (v) to be the same in appearance as someone or something–görünüşte (gibi) (fiil) birinin veya bir şeyin aynısı olmak
  • medium-height (adj) not short and not tall–orta boylu (sıfat) ne kısa ne de uzun olan
  • middle-aged (adj) in the middle of your life before you are old–orta yaşlı (sıfat) yaşlanmadan önce hayatının ortasında olan
  • moody (adj) changing feelings quickly, like happy one moment and sad the next–huysuz (sıfat) duyguları hızla değişen, bir an mutlu, bir sonraki an üzgün gibi
  • outgoing (adj) talking a lot and enjoying meeting people–dışa dönük (sıfat) çok konuşan ve insanlarla tanışmaktan hoşlanan
  • pale (adj) having skin that is very light in colour–soluk (sıfat) çok açık renkli cilde sahip olan
  • peaceful (adj) liking calm and not wanting to fight or cause trouble–huzurlu (sıfat) sakinliği seven ve kavga etmek veya sorun çıkarmak istemeyen
  • plump (adj) slightly overweight–tombul (sıfat) biraz kilolu
  • polite (adj) showing good manners and respect to others–kibar (sıfat) başkalarına karşı iyi tavırlar ve saygı gösteren
  • pretty (adj) attractive without being very beautiful–güzel (sıfat) çok güzel olmadan çekici
  • quiet (adj) talking very little–sessiz (sıfat) çok az konuşan
  • rude (adj) behaving in a way that upsets other people–kaba (sıfat) başkalarını üzecek şekilde davranan
  • seem (v) to appear to be–görünmek (fiil) gibi görünmek
  • serious (adj) thinking about things in a careful and sensible way–ciddi (sıfat) dikkatli ve mantıklı bir şekilde olaylar hakkında düşünmek
  • shy (adj) not able to talk easily to people you do not know–utangaç (sıfat) tanımadığı insanlarla kolay konuşamayan
  • slim (adj) thin in an attractive way–zayıf (sıfat) çekici bir şekilde zayıf
  • smart (adj) able to learn and think quickly; intelligent–zeki (sıfat) hızlı öğrenebilen ve düşünebilen; zeki
  • sound (v) to seem a certain way when you hear it–ses (fiil) duyduğunuzda belli bir şekilde görünmek
  • straight (adj) going down smoothly without bending or turning–düz (sıfat) eğilmeden veya dönmeden aşağı doğru düzgün inen
  • tan (adj) yellow-brown in colour–ten rengi (sıfat) sarı-kahverengi
  • wavy (adj) not straight but with slight curves–dalgalı (sıfat) düz olmayan ama hafif kıvrımlı
  • well-built (adj) having a large, strong body–iyi yapılı (sıfat) büyük, güçlü bir vücuda sahip

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir