Tutmak Sözcüğü Elde bulundurmak, Avlamak, Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak anlamları ile ilgili cümle. Tutmak kelimesinin bir çok anlamı vardır. Tutmak kelimesinin bu anlamlarından bazıları ile örnek cümleler yazdık.
Tutmak Sözcüğü Elde bulundurmak, Avlamak, Kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak anlamları ile ilgili cümle
Tutmak – elde bulundurmak, ele almak
Örnek Cümle:
Annem elinde bir çanta tutuyordu.
Tutuğu poşeti yere bıraktı.
Öğretmen, ders sırasında elindeki kitabı tutarak öğrencilerine okudu.
Tutmak-Avlamak
Örnek Cümle: Tuttuğumuz balığı torbaya koydum. Tuttuğumuz kuşu serbest bıraktık.
Tutmak-Kırağı, çiğ veya bir yüzeyde görünür durumda olmak
Örnek Cümle:
Bu sene kar yağdı ama tutmadı. Bahçedeki çiçeklerin yaprakları çiğ tutmuştu.
Ormanda tuttuğumuz tavşanı dikkatlice elimize aldık ve doğal ortamına bıraktık.
Tutmak-Ele geçirmek, yakalamak
Örnek Cümle:
Köpeği zorla elinde tuttu.
Çocuk topu havada tuttu.
Arkadaşını düşerkenson anda tuttu.
Tutmak-Yanında bulundurmak, alıkoymak
Örnek Cümle:
Sen gelene kadar ben köpeği tutarım.
Senin bayrağını ben tutarım.
Arkadaşım, kitaplarını benim evde tutmak istediğini söyledi.
Tutmak-Hürriyetinden yoksunbırakıp bir yere kapamak, tevkif etme
Örnek Cümle:
Sirkte aslanı büyük bir kafeste tutuyorlar.
Hırsız mahkeme kararı ile cezaevinde tutuluyor.
Tutmak-Varsaymak, farz etmek
Örnek Cümle:
Tut ki yarın okul yok.
Tut ki çok paran var ne yaparsın.
Tutmak-Para toplamı, e varmak, değeri olmak
Örnek Cümle:
Satın aldıklarımız 100 lira tuttu.
Tutmak-Beklenen sonucu vermek
Örnek Cümle:
Atılan tohum ya tutar ya tutmaz.
Diktiğimiz fidanlar tuttu.