9. Sınıf Edebiyat BİR KAVAK VE İNSANLAR Metni Cevapları Sayfa 77-78-79-80-81-82-83-84 İhtiyar ve fabrikatörün doğaya karşı tutumları nasıldır? Yazınız. 9. sınıf Edebiyat kitabı sayfa 82 de yer alan sorunun cevabı…. BİR KAVAK VE İNSANLAR metni cevapları…
İhtiyar ve fabrikatörün doğaya karşı tutumları nasıldır? Yazınız.
1. Okuduğunuz Bir Kavak ve İnsanlar adlı hikâyede geçen bazı kelime ve kelime gruplarının sözlük anlamları tabloda verilmiştir. Cümlelerin bağlamından hareketle bu kelime ve kelime gruplarının metinde hangi anlamda
kullanıldığını belirleyip örnekteki gibi tabloya işaretleyiniz.
Emsal:benzer
gark etmek: 2. Birine bir şeyi bol bol vermek.
munis: 3.uysal
Okuduğunuz Bir Kavak ve İnsanlar adlı hikâyede geçen “ayakucu, zehir etmek, göztaşı” kelimelerinin güncel yazım şekillerini TDK Güncel Türkçe Sözlük’ten kontrol ediniz. Bu sözcüklerin metnin aslı ile güncel yazımları arasındaki farklılığın gerekçelerini söyleyiniz. Bitişik ve ayrı yazılan birleşik kelimelere beşer örnek yazınız.
Hikâyedeki Yazım :ayakucu ———– Güncel TDK Yazımı :ayak ucu
Ayrı Yazım Kuralı: Birleşik kelimeyi oluşturan sözcüklerden ikincisi (ucu) gerçek anlamını koruduğu için güncel kurala göre ayrı yazılmalıdır. (“Ayak ucu” = ayağın uzatıldığı yerin ucu.)
Hikâyedeki Yazım :zehir etmek —- Güncel TDK Yazımı :zehretmek
Ses Olayı ve Bitişik Yazım Kuralı: Zehir kelimesi, etmek yardımcı fiiliyle birleşirken ikinci hecedeki dar ünlü (ı, i, u, ü) düşmüştür (zehir zehr). Bu ses olayı (ünlü düşmesi) gerçekleştiği için kelime bitişik yazılır.
Hikâyedeki Yazım:göztaşı ————-Güncel TDK Yazımı:göz taşı
Hikâyenin aslı ile güncel yazım arasındaki temel farklılığın gerekçesi,
Türk Dil Kurumu’nun yıllar içinde Yazım Kılavuzu’nu güncellemesi ve standartlaştırmasıdır. Yazar Haldun Taner’in metni yazdığı dönemde geçerli olan kurallar veya yaygınlaşmış imla biçimleri, daha sonra TDK tarafından dilin mantığı ve okur kolaylığı gözetilerek değiştirilmiştir.
Bitişik Yazılan Birleşik Kelimelere 5 Örnek
- Gözyaşı (Anlam kayması: “Göz” ve “yaş” kelimeleri birleşerek yeni bir kavramı ifade eder.)
- Kuşpalazı (Hastalık adı: Palaz kelimesi gerçek anlamını yitirmiştir.)
- Başbakan (Kişi adı veya unvan: İki kelime de gerçek anlamından uzaklaşmıştır.)
- Açıkgöz (Sıfat, kurnaz, uyanık: Kelimeler anlamını tamamen yitirmiştir.)
- Kahvaltı (Ses düşmesi: Kahve kahv ses olayı gerçekleşmiştir.)
Ayrı Yazılan Birleşik Kelimelere 5 Örnek
- Suçüstü (Kelimenin ikinci kısmı (üstü) yer bildiriyor ancak kural gereği ayrı yazılır.)
- Hava yolu (İkinci kelime (yolu) gerçek anlamını korumaktadır.)
- Zeytin yağı (İkinci kelime (yağı) gerçek anlamını korumaktadır.)
- Ana dili (İkinci kelime (dili) gerçek anlamını korumaktadır.)
- Gök bilimi (İkinci kelime (bilimi) gerçek anlamını korumaktadır.)
3. Okuduğunuz metinden alınan cümledeki noktalama işaretlerinin kullanımını, Türk Dil Kurumunun genel ağ sayfasında bulunan noktalama işaretlerinin kullanımı bölümünden kontrol ediniz. Güncel olmayan kullanımların altını çiziniz.
ÖRNEK:
“Kavağın altına” demişti. “Beni o, sahildeki kavağın altına gömün.”
“Beni o,…” yer alan virgül. gereksiz kullanılmıştır.
İhtiyar :Uzun kametli, Zayıf. (Kavağa yansıyan izlenimiyle) Dingin, Doğasever, Maneviyatı Güçlü, Munis (cana yakın) ve Huzurlu. (Doğayla bütünleşmek isteyen bilge ruh.)
Fabrikatör: Kalın Enseli, Dazlak. (Zenginlik ve rahatlık belirten vücut yapısı.) Gözü Dönmüş Çıkarcı, Kibirli, Vicdansız, İnatçı ve Pişkin. (Maddi çıkarı her şeyin üstünde tutan, acımasız iş adamı.)
b) İhtiyar ve fabrikatörün doğaya karşı tutumları nasıldır? Yazınız.
İhtiyar; Saygı, Sevgi ve Bütünleşme. Doğayı, ruhunun devam ettiği, huzur bulduğu ve dost olduğu yaşayan bir varlık olarak görür. Kavağın altına gömülerek tabiatla birleşmek ister.
Fabrikatör;Faydacılık ve Sömürü. Doğayı, kâr elde etmek için kullanılan, maliyeti düşük bir hammadde ve yer olarak görür. Bütün güzelliğini görmezden gelir, ağacı kesmekten ve deniz kıyısını fabrikaya boğmaktan çekinmez.
c) İhtiyar ve fabrikatörün doğaya karşı tutumunu doğru buluyor musunuz? Gerekçesiyle söyleyiniz.
İhtiyarın doğaya karşı tutumunu doğru buluyorum.
Gerekçesi: İhtiyar, doğayı bir sığınak, huzur kaynağı ve manevi bir dost olarak görüyor. Kavağın altına gömülmek istemesi, insan ve doğa arasındaki uyumu ve saygıyı temsil eder. Bu tutum, doğal çevreyi koruma ve onunla barış içinde yaşama bilincini yansıttığı için ekolojik açıdan değerli ve doğrudur.
Fabrikatörün doğaya karşı tutumunu kesinlikle yanlış buluyorum.
Gerekçesi: Fabrikatör, doğayı sadece sınırsız bir kaynak ve ekonomik çıkar aracı olarak görüyor. Kâr hırsıyla hareket ederek, güzel bir kıyıyı fabrika uğultusuna ve kirliliğe boğuyor, hatta bir canlının (kavağın) yaşama hakkına bile saygı göstermiyor. Bu tutum, çevreye zarar veren, bencil ve yıkıcı bir sömürü zihniyetini temsil ettiği için etik ve çevresel açıdan yanlıştır.
Kısaca; İhtiyar’ın yaklaşımı doğa ile uyumlu yaşamı savunurken, Fabrikatör’ün yaklaşımı doğa üzerinde sınırsız kullanımı savunur.
Olayın geçtiği mekânın şantiye kurulmadan önceki ve şantiye kurulduktan sonraki hâlini kendi cümlelerinizle betimleyiniz.
Mekân, huzurlu, doğal ve canlı bir cennet iken; şantiye sonrası gürültülü, kirli ve tahrip edilmiş endüstriyel bir alana dönüşmüştür.
Yazarın olayları hep bahar mevsimiyle başlatmasının gerekçeleri neler olabilir? Söyleyiniz.
Bahar, doğanın kış uykusundan uyanıp yeniden canlandığı mevsimdir. Bu, İhtiyar’ın ruhunun ağaçta yeniden hayat bulması ve kavağın kesildikten sonra direk olarak tekrar yeşermesi gibi olayları en güzel anlatır.
Bahar sayesinde hikayedeki değişimleri, umutları (doğanın direnişi) ve yeni mücadeleleri bahar mevsimi ile en güzel şekilde anlatabilmektedir.
Baharın getirdiği coşku, güzellik ve canlılık, daha sonra gelen fabrika kirliliği, yıkım ve ölümle (kavağın kesilmesi) güçlü bir tezat oluşturur. Bu zıtlık, yapılan tahribatın etkisini daha etkili anlatır.
4. İnsanların doğaya zarar vermesine karşı doğa nasıl karşılık vermiştir? Metinden ve günlük hayattan örnekler vererek söyleyiniz.
Doğa direnerek ve intikam alarak karşılık vermiştir. Fabrikatörün kestiği ve telefon direği yaptığı kavağın tekrar yeşermesi direnme.
Fabrikatör kavağın küllerini denize attırdıktan sonra, kuşlar toplanıp intikam planlar. İbibik kuşu, fabrikanın açılış töreninde kürsüdeki fabrikatörün dazlak başına pislemesi bir intikamdır.
5. “Bu arada kavaktan bozma direk de bütün vücuduna su yürüdüğünü hissediyor ve gece gündüz, çıtır çıtır tatlı bir bahar sarhoşluğu içinde gerinip duruyordu. Nihayet bir gün, evvela o kalın boya tabakasını pul pul kabartan sivilceler döktü. Sonra orasından burasından beyaz beyaz körpe dallar sürdü. Ve bir sabah baştan aşağı yemyeşil yapraklarla donandı.”
Metinden alınan bu bölümde yazar nasıl bir mesaj vermek istemiştir? Yazınız
Yazar, bu bölümle, doğanın her şeye rağmen direneceğini ve yaşamın, insanın doğayı yoketme çabasına karşı her zaman galip geleceğini anlatmak istemiştir.
6. Hikâyede geçen açık ve örtük iletileri yazınız.
Açık İleti –Doğa ve Sanayi Çatışması-Maddi kazanç peşindeki insan (Fabrikatör), doğanın güzelliğini ve yaşam hakkını hiçe sayarak onu yok eder.
Örtük İleti-Doğanın Yenilmez Yaşam Gücü-Fiziksel olarak yok edilse, zehirlense ve boyansa bile (telefon direği olması), doğa (kavak) direnir ve özüne dönerek yeniden filizlenir. Yaşam, tahakküme karşı mutlaka yolunu bulur.
Örtük İleti-Maneviyatın ve Ruhun Ölümsüzlüğü-İhtiyar’ın ruhunun ağaçta yaşamaya devam etmesi, duygusal ve manevi değerlerin (doğayla bağ), maddi ve yıkıcı güçler (Fabrikatör) tarafından yok edilemeyeceğini vurgular.
Örtük İleti-Sömürüye Karşı Misilleme-Doğanın (kuşların) Fabrikatöre karşı sembolik bir intikam alması, insanların doğaya verdiği zararın karşılıksız kalmayacağını ve bir bedelinin olacağını gösterir.
7. Okuduğunuz metinden hareketle “Doğayla savaş hâlindeyiz. Eğer kazanırsak, kaybedeceğiz.” sözünü açıklayan bir paragraf yazınız.
Metindeki Fabrikatör’ün kâr uğruna kıyıyı fabrikaya boğması, kavağı kesmesi ve denizi kirletmesi, tam olarak doğayla savaş hâlinde olmanın karşılığıdır. O, bu savaşı kazanıp istediği fabrikayı kurarak kâr elde ettiğini sanır. Ancak fabrika gürültüsüyle kuşlar kaçar, çiçekler solar ve deniz ölür; yani Fabrikatör çevresindeki tüm güzelliği ve hayatı kaybeder. İnsanoğlu doğayı yendiğinde, aslında kendi yaşam kaynağını yok ettiği için sonuçta en büyük kaybeden kendisi olur.
8. Kahramanları çoklukla hayvanlardan seçilen, sonunda ders verme amacı güden, genellikle manzum hikâyelere fabl denir. Okuduğunuz hikâyede yazarın fabla ait unsurları kullanması hikâyeye nasıl bir zenginlik katmıştır? Düşüncelerinizi gerekçeleriyle yazınız.
Evrensel Mesajı Güçlendirme (Öğreticilik): Fabl öğeleri, hikâyenin ana mesajını (doğaya zarar verenlerin cezasız kalmayacağı) daha basit, akılda kalıcı ve etkili bir şekilde sunar.
Eleştiriyi Yumuşatma: Hayvan karakterler aracılığıyla Fabrikatör’e yapılan intikam, toplumsal eleştiriyi (sömürü zihniyetine karşı çıkışı) daha eğlenceli ve dolaylı bir yolla yapar. Bu, yazarın sert eleştirisinin didaktik (öğretici) bir tat kazanmasını sağlar.
Sembolik Derinlik: Kuşlar, masumiyeti ve doğayı temsil ederken, Fabrikatör’e karşı birleşmeleri, doğanın dayanışmasını ve direnişini simgesel olarak güçlendirir. Hikâyenin gerçekçiliği, bu masalsı sonla fantastik ve zengin bir boyut kazanır.