Bir deyim veya atasözü ile ilgili 3 dakikalık konuşma

Bir deyim veya atasözü ile ilgili 3 dakikalık konuşma. Bir Deyim Seçip Üç Dakikalık Konuşma Hazırla. Bir deyim veya atasözü ile ilgili 3 dakikalık konuşma yazın. Bir, iki deyim ve bir, iki atasözü ile ilgili kısa konuşma örneği yazdık. Konuşma sınavı içinde kullanabilirsiniz.

Bir deyim veya atasözü ile ilgili 3 dakikalık konuşma

DEYİM KONUŞMA-1

Konu: Har vurup harman savurmak deyimi ile ilgili konuşma

Sevgili arkadaşlar,

Bugün, “har vurup harman savurmak” deyimi hakkında konuşacağım. Bu deyim, bir şeyi dikkatsizce, harcamak, gereksiz yere israf etmektir. 

Bu deyim genellikle, elindeki değerli şeylerin kıymetini bilmeyip düşüncesizce harcayanlar hakkında kullanılır. 

“Har vurup harman savurmak” deyimi savurgan kişileri anlatır. Bu deyim, bir kişinin yaptığı hataları eleştirmek için kullanılır. Har vurup harman savuran kişilerin hayatı kötüleşir. Zenginlikleri biter. Başkalarına muhtaç hale gelirler. 

Örneğin, bir genç, ailesinden aldığı birikimle kendi işini kurmak istemektedir. Ancak, işini kurmak için gerekli olan bilgileri ve kaynakları araştırmak yerine, parayı gereksiz  yere harcar. Lüks bir araba alır, gereksiz elbiseler alır, yemekler yer, sağa sola dağıtırsa parası kalmaz ve işini kuramaz. Ailesi bu durumu öğrenince ona, “Har vurup harman savuruyorsun, elindekini doğru kullanmalısın,” der.

Yada bir kişiye miras kalır bu kişi parası hiç bitmeyecekmiş gibi parasını gereksiz yere harcar ve sonunda parası kalmaz. Bu kişiye “har vurup harman savurdu” denilir.

 “Har vurup harman savurmak” deyimi, israfı ve savurganlığı anlatan güçlü bir deyimdir. Hayatımızın zor bir hale gelmemesi için har vurup harman savurmamalıyız. Elimizdekilerin kıymetini bilmeliyiz. 

Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.

DEYİM KONUŞMA-2

Konu: Kabak tadı vermek deyimi ile ilgili konuşma

Sevgili Arkadaşlar,

Bugün, “kabak tadı vermek” deyimi hakkında konuşacağım. Bu deyim, bir durumun ya da olayın artık sıkıcı hale gelmesini, bıktırmasını anlatır. 

“Kabak tadı vermek,” bir şeyin zamanla değerini yitirmesi, çekiciliğini kaybetmesi veya insanları rahatsız etmeye başlaması durumunu ifade eder. Genellikle, bir olayın aşırıya kaçması sonucu, insanların bu durumdan bıkkınlık duymasıdır.

Bu deyimi, şu amaçlarla kullanabiliriz. Örneğin, bir arkadaş grubunda sürekli aynı konuların konuşulması ya da şaka yapılması, zamanla “kabak tadı vermeye” başlayabilir. Ya da bir iş yerinde, sürekli aynı işlerin tekrarlanması da çalışanlara bıkkınlık verebilir ve bu durumda “kabak tadı verdi” deyimini kullanabiliriz.

Örneğin, bir grup arkadaş, her hafta aynı konuları konuşuyor. İlk başlarda keyifli geçen bu buluşmalar, zamanla sıkıcı hale gelir ve arkadaşlar bu durumu “artık kabak tadı vermeye başladı,” diyerek eleştirirler. Bu durumda, arkadaşlar yeni aktiviteler ve farklı konuşma konuları bulmaya çalışarak bu sıkıcılığın önüne geçebilirler. Örneğin, bir kişi size hep aynı hatırasını anlatsa, sıkılınırsınız. Bu yüzden kabak tadı verdi, dersiniz.

 “Kabak tadı vermek” deyimi, bir durumun bıkkınlık vermesi, rahatsızlık duymak anlamına gelir. Hayatımızda hep aynı şeyleri yapmayıp değişik ve olumlu şeyler denemek için çalışmalıyız. Kabak tadı veren bir hayat bizi neşelendirmez.

Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.

ATASÖZÜ KONUŞMA-1

Konu: Sakla samanı gelir zamanı atasözü ile ilgili konuşma

Sevgili arkadaşlar, 

Bugün, “sakla samanı, gelir zamanı” atasözü hakkında konuşacağım. Bu atasözü, gereksiz gibi görünen şeylerin ileride faydalı olabileceğini anlatır.

Bazı şeyler işe yaramıyor gibi gelebilir ve onları atarız. Ama beklenmedik bir  zamanda bu şeye ihtiyacımız olabilir.  Bu yüzden bazı şeyleri saklamak, kullanırken dikkatli olmak bize çok faydalı olabilir.

Eski eşyalarımızı atmaya karar verdiğimizde, “Belki bir gün ihtiyacım olur,” diye düşünerek onları saklayabiliriz. Ayrıca küçük miktardaki paraları saklayarak ilerde ihtiyacımız olan zamanda kullanabiliriz.  Bu atasözü ifraf etmemeyi, sahip olduklarımızın kıymetini bilmeyi öğütler.

Örneğin, defterimiz bitmeden attık diyelim. Deftere ihtiyacımız oldu ama attığımız için deftersiz okula gitmek zorunda kalırız. Az ve küçük gördüğümüz şeylere bazen çok ihtiyacımız olabilir. Örneğin 1 liramız yere düştü, alıp saklamadık. Ama sonra eve giderken dolmuşa binmek istedik, ama 1 lira eksiğimiz olduğu için eve yürüyerek gitmek zorunda kalabiliriz.

Bu atasözü bize, hayatımızda bazı şeyleri gereksiz olarak görsek de, onlara sahip çıkmak ve biriktirmenin önemli olduğunu söyler. Bir şeyi çöpe atarken düşünelim, “bir gün lazım olur mu?” diye.

Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim. 

ATASÖZÜ KONUŞMA-2

Konu: Üzüm üzüme baka baka kararır atasözü ile ilgili konuşma

Sevgili Arkadaşlar,

Bugün, “üzüm üzüme baka baka kararır” atasözü hakkında konuşacağım. Bu atasözü, insanların birbirleriyle olan ilişkilerinin ne kadar önemli olduğunu vurgular.

“Üzüm üzüme baka baka kararır,” ifadesi, bir kişinin çevresindeki insanların davranışlarından, tutumlarından ve değerlerinden etkilendiğini anlatır. Yani, insan içinde bulunduğu çevreye benzer. Onların duygu, düşünce ve fikirlerini benimser. Eğer çevresindeki insanlar iyi insanlar ise iyi özellikleri, ama kötü insanlar varsa kötü insanlara benzeyeceğini anlatır.

Bu atasözünü, yakın arkadaş gruplarımızda görürüz. Örneğin, bir kişinin kötü alışkanlıkları olan  arkadaşları varsa , zamanla o kişi de benzer kötü alışkanlıkları yapmaya başlar. Örneğin, sigara içen arkadaşlar sigarayı över, sen de iç diye sürekli zorlar. Bu zorlamalarla o kişide sigara içmeye başlar. Aynı şekilde, iyi arkadaşlar bize iyi özellikler kazandırır. Mesela kitap okuyan, paylaşan arkadaşlar bizimde kitapları sevmemizi sağlar. pozitif ve motive edici bir çevrede bulunan biri, daha iyi bir gelişim gösterebilir.

 “Üzüm üzüme baka baka kararır” atasözü, çevremizdeki insanların bizleri etkilediğini anlatır. Bu nedenle, çevremizde iyi insanlar olmasına dikkat edelim. İyi arkadaşlarla birlikte olalım. Unutmayalım ki, üzüm züme bak baka kararır.

Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir