Vefa İle İlgili Kısa Hikaye

Vefa İle İlgili Kısa Hikaye. Vefa ve fedakarlık ile ilgili yaşanmış olabilecek kısa hikaye örneği yazdık. Vefa konulu kısa bir hikaye yazdık. Vefa nedir? Vefa,  yaşanmışlıklara saygı duymak ve birçok şey paylaştığın insanları hatırlamak demektir. Vefa konulu, ile ilgili kısa hikayemizi okuyabilirsiniz.

Vefa İle İlgili Kısa Hikaye

Eski evin önünde durdu, kapının zilini çaldı.

Öksürük sesi duyuluyordu. Kapı aralandı. Yetmiş yaşlarında, yorgun yüzlü bir ihtiyar kapıyı açtı.

“Buyurun” dedi.

“Öğretmenim iyi günler. Sizi görmeye gelmiştim.”

Belki yirmi senedir, kendisine öğretmenim diye seslenen olmamıştı.

“Buyur oğlum” dedi merakla.

Genç adam içeri girdi. Nem kokusu etrafı sarmıştı. Masanın üzerindeki ilaçlar eskimiş eşyalar, her şey adam gibi yorgundu.

Genç adam oturdu.

“Öğretmenim ben sizin Cumhuriyet Ortaokulundan öğrencinizim. İsmim Ali.”

“Hatırlayamadım”

“Öğretmenim ben sizin burda olduğunuzu öğrendim. Şimdi sizi gezmeye götürmek istiyorum.”

“Nereye?”

Ali bir şey demedi. Yaşlı adam giyindi ve beraber çıktılar.

Bir müddet araba ile yolculuk ettiler. Çocuk sesleri geliyordu. O zaman anladı okula gidiyorlardı. Bütün öğrenciler okul bahçesinde sıra olmuşlardı.

Öğretmen Ali’nin elini tutarak kürsünün yanındaki sandalyeye oturmasına yardım etti. Sonra öğrencilere hitap etti.

“Sevgili öğrenciler, okulumuzun eski öğretmenlerinden Ziya Hocayı sizlere tanıtmak istiyorum. Hani şu koridorda fotoğrafını gördüğünüz okulun inşaatında çalışan, kütüphanemizi kuran, öğrenci yardım vakfını kuran, çiçek sulayan öğretmen var ya. İşte o fotoğrafaki adam Ziya Hoca.”

Büyük bir alkış koptu. Ziya öğretmen bütün dertlerini unutmuş. Gözlerinde yaşlar belirmişti. Bunca yıl sonra hatırlanmak onu çok mutlu etmişti.

Ali sözüne devam etti. “Benim ona ayrıca teşekkür etmem lazım. Çünkü ben onun kurduğu vakıf sayesinde okuluma devam edebildim.”

Yine alkışlar, “Ziya hocam sen çok yaşa” sözleri yankılandı. Caddeden geçenlerde merakla okula bakıyordu.

“Hocamıza ayrıca ben bir müjde vermek istiyorum. Hayırsever bir velimizin yaptırdığı huzur evinde kendisine yer ayırttık. Ayrıca yine kendisine okulumuzda bir oda ayırdık ve onu belli zamanlarda okulumuza öğrenciler ile sohbet etmeye bekliyoruz.”

Ziya Hoca, kürsüye geldi. “Sevgili öğrenciler”, sözleri hıçkırıklarına takılıyordu. “Sevgili öğrenciler. Sizleri çok seviyorum. Hayatımın şu anında bana verdiğiniz bu mutluluk için çok teşekkür ederim.”

Öğrenciler Ziya Hocanın yanına koştu ve bütün okul elini öptü ,ona sarıldı.

Okulun dışından bakan velilerin gözyaşları içinde alkışladıklarını görmemek elde değildi…(Ödevhane tarafından yazılmıştır.)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir