Jules Verne’in, Ay’a Seyahat romanını Ay’a gidilmeden önce yazmasından hareketle edebiyat ile bilim arasındaki ilişkiyi değerlendiriniz 

Jules Verne‘in, Ay’a Seyahat romanını Ay’a gidilmeden önce yazmasından hareketle edebiyat ile bilim arasındaki ilişkiyi değerlendiriniz, konusu ile ilgili bir yazı yazdık. Jules Verne yazdığı bilimkurgu türündeki edebiyat eserlerini göz önüne alarak Edebiyat ve bilim arasındaki ilişkiyi kısaca şöyle açıklayabiliriz. Edebiyat ve bilim arasında nasıl bir ilişki vardır? sorusunu kısaca açıkladık.

Jules Verne’in, Ay’a Seyahat romanını Ay’a gidilmeden önce yazmasından hareketle edebiyat ile bilim arasındaki ilişkiyi değerlendiriniz 

Jules Verne’nin “Ay’a Seyahat” romanını 1865 yılında yazmış, gerçek Ay’a seyahet ise 1969 yılında Apollo 11 ile yapılmıştır.

Bu bize gösteriyor yazarların hayal gücü ve kurgu yetenekleri, yaşamdaki tecrübe ve beklentileri sezme yetenekleri ile bilime öncülük etmişlerdir ve bilimi etkilemişlerdir.

Bilimsel kazanımlar ise edebi yazarların yeni düşüncelere sahip olmasını sağlayarak, hayal güçlerini kamçılamıştır.

Jules Verne bir çok romanında, Ay’a yolculuk, denizaltılar, haber yayınları, Güneş yelkenleri,  video konferans,  elektrik silahları, uzay araçlarının denize inmelerinden bahsederek bilimsel ve teknolojik gelişmelere hedef göstermiştir. Bu da bize gösteriyor ki edebiyat bilim için itici bir güç olmuştur. Bilim insanlarına ve mucitlere yol göstermiştir.

Yazarların hayal gücü yeni bilimsel araştırmalara yol açmıştır. Edebiyatın bilimden bahsetmesi bilimi daha popüler yapmış, insanların bilme ilgisini artırmıştır. Edebi eserler sayesinde geleceğimizi tasarlayabiliyor, fayda ve riskleri önceden düşünebiliyoruz.

Örneğin, Jules Verne, Ay’a Seyahat romanı ile Ay’a gidilebilceğini bilim insanlarına anlatmış ve bir hedef vermiştir. Bilim insanlarının Kara Delikleri keşfetmeleri ve tanımlamalası edebi eserlerde kara delik ile ilgili yeni roman kurgularının yapılmasını sağlamıştır.

Bu da bize gösteriyor ki, edebiyat ve bilim sürekli olarak karşılıklı etkileşim içindedir.

 

 

 

 

 

Ay’a yolculuktan denizaltılara, haber yayınlarına, Güneş yelkenlerine, gökyüzü yazılarına, video konferanslara, elektrik silahlarına ve uzay araçlarımızın denize iniş yapması gerektiğine kadar birçok bilimsel ve teknolojik gelişmeyi (ve uygulamayı) gerçekleşmelerinden onlarca sene önce öngörmüştür. Hatta çok detaylı bilgiler vererek bunların sadece bir fantezi olmadığını, bilimkurgunun bilimin itici motorlarından birisi olabileceğini tüm Dünya’ya ispatlamıştır

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.